“Persefone; İki dünyanın ustası” adlı kitabımda yer alan hipotezin pratik uygulaması olan bu atölyenin içeriğini gelin adım adım inceleyelim.
“Persefone; İki dünyanın ustası” adlı kitabımda yer alan hipotezin pratik uygulaması olan bu atölyenin içeriğini gelin adım adım inceleyelim.
Simyasal Beden Atölyesi: Ruhun potansiyelini ateşlemeyi amaçlayan bir insan gelişim enstitüsüdür.
Peki bunu nasıl yapar? Özenle hazırlamış olduğum bedensel ve bilişsel uygulamalar nörobiyolojik bir etki uyandırarak, beynin nörogenez özelliği aracılığıyla, yeni beyin ve motor hücrelerinin üretilmesini amaçlar, bir diğer adıyla farkındalığınızı artırmayı amaçlar.
Program üç aşamaya ayrılır; a-) Teori ağacı, b-) Pratik Ve Uygulama, c-) Ritüel Yapımı
a-) Teori Ağacı; Bu kısma ben, bilişsel yeniden değerlendirme ağacı diyorum. Bu bölüm, hipotezimi dayandırdığım bilimsel ve felsefi şahsıma ait olmayan genel geçer bilgilerden elde ettiğim verilerden nasıl hipotezime ulaştığımı anlatmayı amaçlar.
Kitabımın hipotezi; bilinç, bilinçdışı ve arka plan hislerinin nasıl ortak çalıştığına dair bir hipotezdir.
Bu Hipotezin Modellemesi; Felsefe hareket olmadan özümsenemez, hareket anlamını felsefede bulur. Yani hipotez felsefe ve hareketin birleştirildiği uygulamalarla deneme sahasına iner.
Bu Modellemenin Uygulaması; Arka plan hislerinin ne olduğu, Persefone algısı ne olduğu, Kant’a ait olan düş organını nasıl kullanıldığının anlatıldığı ve ikincil duygularla, anımsanan imgelerin bazı kavramları yeniden tanımlamaya yarayan materyaller olduğunun açıklandığı bölümdür. Daha sonra sırayla bahsedilen şeylerin pratikte katılımcılar tarafından daha iyi idrak edilmesi için uygulamalı egzersizler yapılır.
Arka Plan Hisleri: Antonio Damasio’ya göre, arka plan hisleri (background feelings), duygulardan -örneğin korku veya sevgi gibi hedefe yönelik hislerden- farklı olarak, beden durumunun huzur veya gerginlik gibi genel bedensel hallerini ifade eder. Bu hisler, doğrudan farkında olmadığımız halde ruhsal atmosferimizi sürekli etkileyen arka plan durumlarını oluşturur.
Persefone Algısı: Bir nesnenin duyularla algılanması ile duygular dünyasındaki tanımı arasındaki farkı dolayısıyla özne, baktığı şeyde iki ayrı şeyin temsillerini bulur. Bu ikinci algıyı fark etmeye ve kullanmaya ben Persefone Algısı diyorum. Bu ikili farkındalık hali objeyle sınırlı değildir, insanlara, duruma, olay anına, anıya ya da geleceğe dair olan bir hayale bakınca da görürüz. Başka türlü söylemek gerekirse duyularla algılananı düş organıyla görmeyi öğretiriz kendimize.
Düş Organı: Schopenhouer’e ait olan bu tanım; bir zamanlar var olana ait izleri, kalıntıları, geriye dönük ikinci bir görüşü zihinde tekrar canlandırabilmemize denir. Bilinçdışı aslında bunu rüyada yapar ve rüyada yaptıklarını gündüz de yapar ve siz bunu her iki tarafta da fark edip kullanabilirseniz buna Persefone Algısı derim. Bu şekilde olmasının bilimsel bir sebebi, beyinde rüyaları tasarlayan sistem malzemesini beş duyumuzla algıladıklarımızdan seçer ama tanımını düş organıyla yapar, yani arka plan hisleriyle.
b-) Pratik Ve Uygulama; Bu bölümde teori ağacında bahsedilen her kavramı, katılımcının daha iyi idrak edebilmesi ve içselleştirebilmesi için hem fiziksel hem bilişsel uygulamalar gösterilir. Bir sonraki aşamada katılımcının kendi ritüelini tasarlamasında yardımcı olacak teknikler bu bölümde verilir.
c-) Ritüel Yapımı; Atölyede bahsi geçen “ritüel” kavramı ilk akla gelen etnik ve yerel bir uygulama değildir. Kişinin kendini yeniden tasarlaması için listelediği, bilişsel ve fiziksel uygulamaların gün, hafta ve ay içinde düzenlenerek program haline getirilmesidir. Böylelikle katılımcıya “kendi ritüelini nasıl tasarlanacağı” ve “nasıl uygulayacağı” öğretilir.
Simyasal Beden Atölyesi: Ruhun potansiyelini ateşlemeyi amaçlayan bir insan gelişim enstitüsüdür.
Peki bunu nasıl yapar? Özenle hazırlamış olduğum bedensel ve bilişsel uygulamalar nörobiyolojik bir etki uyandırarak, beynin nörogenez özelliği aracılığıyla, yeni beyin ve motor hücrelerinin üretilmesini amaçlar, bir diğer adıyla farkındalığınızı artırmayı amaçlar.
Program üç aşamaya ayrılır; a-) Teori ağacı, b-) Pratik Ve Uygulama, c-) Ritüel Yapımı
a-) Teori Ağacı; Bu kısma ben, bilişsel yeniden değerlendirme ağacı diyorum. Bu bölüm, hipotezimi dayandırdığım bilimsel ve felsefi şahsıma ait olmayan genel geçer bilgilerden elde ettiğim verilerden nasıl hipotezime ulaştığımı anlatmayı amaçlar.
Kitabımın hipotezi; bilinç, bilinçdışı ve arka plan hislerinin nasıl ortak çalıştığına dair bir hipotezdir.
Bu Hipotezin Modellemesi; Felsefe hareket olmadan özümsenemez, hareket anlamını felsefede bulur. Yani hipotez felsefe ve hareketin birleştirildiği uygulamalarla deneme sahasına iner.
Bu Modellemenin Uygulaması; Arka plan hislerinin ne olduğu, Persefone algısı ne olduğu, Kant’a ait olan düş organını nasıl kullanıldığının anlatıldığı ve ikincil duygularla, anımsanan imgelerin bazı kavramları yeniden tanımlamaya yarayan materyaller olduğunun açıklandığı bölümdür. Daha sonra sırayla bahsedilen şeylerin pratikte katılımcılar tarafından daha iyi idrak edilmesi için uygulamalı egzersizler yapılır.
Arka Plan Hisleri: Antonio Damasio’ya göre, arka plan hisleri (background feelings), duygulardan -örneğin korku veya sevgi gibi hedefe yönelik hislerden- farklı olarak, beden durumunun huzur veya gerginlik gibi genel bedensel hallerini ifade eder. Bu hisler, doğrudan farkında olmadığımız halde ruhsal atmosferimizi sürekli etkileyen arka plan durumlarını oluşturur.
Persefone Algısı: Bir nesnenin duyularla algılanması ile duygular dünyasındaki tanımı arasındaki farkı dolayısıyla özne, baktığı şeyde iki ayrı şeyin temsillerini bulur. Bu ikinci algıyı fark etmeye ve kullanmaya ben Persefone Algısı diyorum. Bu ikili farkındalık hali objeyle sınırlı değildir, insanlara, duruma, olay anına, anıya ya da geleceğe dair olan bir hayale bakınca da görürüz. Başka türlü söylemek gerekirse duyularla algılananı düş organıyla görmeyi öğretiriz kendimize.
Düş Organı: Schopenhouer’e ait olan bu tanım; bir zamanlar var olana ait izleri, kalıntıları, geriye dönük ikinci bir görüşü zihinde tekrar canlandırabilmemize denir. Bilinçdışı aslında bunu rüyada yapar ve rüyada yaptıklarını gündüz de yapar ve siz bunu her iki tarafta da fark edip kullanabilirseniz buna Persefone Algısı derim. Bu şekilde olmasının bilimsel bir sebebi, beyinde rüyaları tasarlayan sistem malzemesini beş duyumuzla algıladıklarımızdan seçer ama tanımını düş organıyla yapar, yani arka plan hisleriyle.
b-) Pratik Ve Uygulama; Bu bölümde teori ağacında bahsedilen her kavramı, katılımcının daha iyi idrak edebilmesi ve içselleştirebilmesi için hem fiziksel hem bilişsel uygulamalar gösterilir. Bir sonraki aşamada katılımcının kendi ritüelini tasarlamasında yardımcı olacak teknikler bu bölümde verilir.
c-) Ritüel Yapımı; Atölyede bahsi geçen “ritüel” kavramı ilk akla gelen etnik ve yerel bir uygulama değildir. Kişinin kendini yeniden tasarlaması için listelediği, bilişsel ve fiziksel uygulamaların gün, hafta ve ay içinde düzenlenerek program haline getirilmesidir. Böylelikle katılımcıya “kendi ritüelini nasıl tasarlanacağı” ve “nasıl uygulayacağı” öğretilir.